YETER ARTIK! Bu adama kim dur diyecek!
Daha öncede yapmış olduğu uçuk ve Anadolu Aleviliğiyle alakası olmayan açıklamalarıyla Alevi toplumunun karşı karşıya gelmesine neden olan ve halen AABF ?Dedeler Kurulu? başkanlığını yürütmekte olan Hasan Kılavuz çam devirmeye devam ediyor.
AABF?nin proğramında yer alan ve en son olarak AABF?ye bağlı tüm organların katıldığı toplantıda büyük çoğunluk tarafından tekrar deklere edilen ?İslam dinini kendine göre ? Sünni inancının dışında ? yorumlayan? Alevilik tanımına, Hasan Kılavuz ?takkiye yapılıyor, bu takkiye’yi tarihte de yaptık? diyerek Alevi ululularınıda kendisi gibi yalancı çıkarmaya çalışıyor.
Hasan Kılavuz?un daha ne kadar bu makamı işgal edeceği Alevi toplumu açısından merak konusu.
?Aleviliğin İçinde İslam yok?
AABF Dedeler Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz, “Benim Aleviliğimde İslam yok. Herkes, bildiği gibi özünü bozmadan yaşasın Aleviliği, ona göre tarif etsin. Arayın, tarayın İslam’ın içinde Aleviliği bulamazsınız” dedi
CHPmilletvekili Ali Rıza Gülçiçek ‘in “Islamı reddediyorlar, Alevilik İslam’ın dışında diyenler nasıl din dersi verecekler” açıklamasına “islam’ı reddetmiyoruz” diye yanıt veren Almanya Alevi Birlikleri federasyonu (AABF) yoneticilerinden sonra, AABF Dedeler Kurulu (DKB) Hasan Kılavuz’ da bir açıklama yaptı. Kılavuz “Benim İnanç ve ibadetim benim yaşam biçimim, benim dualarım , gül bangım, niyazım, pirim , mürşidim, rehberim, yol ve erkanım hiç bir şekilde islamın kural ve kaidelerine uymuyor. Bunu soylüyorum. Bunun içinde İslam yok. Arayın tarayın Aleviliğin içinde islam’ı bulamazsın.
Herkes, bildiği yaşadığı gibi özünü bozmadan yaşasın Aleviliği, elini vicdanına, vicdanını da Hakk’ın terazisine koyarak Aleviliği yaşasın ve ona göre Aleviliği tarif etsin” dedi. Alevi Din Dersleri, AABF Programındaki Aleviliğin tanımı ve Aleviliğin İslam İÇİ, islam dışı tartışmaları konularında Milliyet’e açıklamalar da bulunan AABFDKB Hasan Kılavuz, Alevilerin İslam Din Dersi değil Alevi Dersleri vereceğini, Aleviliğin İslam’ın kural ve kaidelerine uymadığını, Alevilerin vereceği derslerde, islam’ın ve Müslümanlığın şartlarını değil, Anadolu’da yaşanmış Aleviliği anlatacaklarını söyledi. Hasan Kılavuz sözlerini şöyle sürdürdü:
Duvara çarparlar
?Aleviler İslam dersi değil, Alevilik dersleri verirler, Aleviler islam’ı ve Müslümanlığın şartlarını kaidelerini ve kurallarını anlatmazlar. Alevilik islam’ın dışında ise nasıl din dersi verecekler’ diyen, Aleviliği İslam’ın içinde arayanlar, dönüp kendilerine bakmaları lazım. Bu yöneticilerde olsa öyledir, tek tek Aleviler için de olsa öyledir. Dedeler de olsa öyledir. Senin hal ve ahvalin nedir, yaşamın, ibadetin, inancın nedir?, Sen nasıl yaşıyorsun, nasıl secde ediyorsun, yönünü nereye döndermişsin?. Şimdi bunu bilmeyen Aleviler kendilerini başka yerlerde ararlarsa, giderler duvara çarparlar, duvara dönerler, taşa dönerler. Oysa bizim yönümüz insanadır ve insan olduğu için inancımızı bugüne kadar getirdik. O anlamda başkalarının açıklamaları beni şey yapmaz. Pirinin söylediklerine kulak versinler. Şimdiye kadar bu inancı nasıl yaşadılar, bugüne kadar nasıl getirdiler, dualarında, gülbanklarında, deyişlerinde, ozanlarında telli Kuran diyen,
yani benim Kuran’ım telli sazdır, benim Kabe’m insandır diyen Aleviler, nasıl başka bir inancın içinde kendini ararlar.” AABF’nin 1998′de yayınlanan programında yer alan “Alevilik Sünni inancının dışında İslam’ı kendine göre yorumlar” cümlesini hatırlatan Hasan Kilavuz “AABF’nin 1998 programında bir cümle var. Programda bir bütün olarak Alevi inancı çok güzel tarif edilmiştir. Ama oradaki bir cümleyi alıyorsan doğru değil.
Diyor ki; Biz İslam’ı kendimize göre Sünni inancın dışında yorumlayan, diyor. Aslında bu cümleyi açtığınız zaman , onu tamamen kabul etmemem demektir. O cümle bîr takkiyedir, bir gizlenmedir. Arkasındaki bir cemaati yok etmemek için, binlerce yıldır bu inancı gizleyerek, takiye yaparak, bugüne kadar getiren Alevi ulularının sözüdür, o söz, o cümle. O söz ne bu federasyonun sözüdür ne de tek tek bireylerin sözüdür. O söz binlerce yıldır söylenen sözlerin süzgecinden süzülerek alınan bir cümledir.Onun altında esas öz odur.
Yani islamıda bugünki sünnı ıslamıda reddeden kabul etmeyen deyimdir.Ama sanki işte bizde islamın içindeymişiz gibi bir görünüm görünüyor, gösteriliyor. Oysa ki o cümle bir takiyye bir gizlenmedir. Diye konuştu.
Recai Aksu Köln Milliyet 24 Aralık 2004
Konuyla ilgili diğer yazılar
Bu Sayfayı Yazdır


