Sayın Veliyettin Ulusoy’un düşündürdükleri….

Hacı Bektaş Dergahı geçmişten günümüze Aleviler için birliğin, beraberliğin simgesi olmuştur. Bütün Alevilerin başı bu derğaha bağlıdır. Bunun içinde bu derğah “Ser çeşme” olarak bilinir. Ama ne hikmetse son postnişin olan Veliyettin Ulusoy’un son çıkışlarıyla bu kurum ve postnişin gereksiz bir şekilde tartışma konusu olmuştur. Birliğin, beraberliğin öncüsü olması gerek bir insanın ayrılığın başını çekmesi, ayrılıklara neden olması üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olarak Alevilerin önünde durmaktadır.

Neden, Veliyettin Ulusoy amaçları sadece siyaset yapmak olan ve bu düşüncelerine görede bir Alevilik yaratmak isteyen ve bu nedenle de Alevi derğerlerini inkar eden kesimlerle kol kola girmiştir?

Bildiğimiz kadarıyla sayın Veliyettin Ulusoy bu güne kadar Aleviliği İslam içi gören bir düşünce yapısına sahip idi. Ne olduda sayın Veliyettin Ulusoy doksan derece dönüş yaparak “düşkünler”le cem olacak kadar bu düşüncesine zıt kesimlerle bir araya gelebildi?

Sayın Veliyettin Ulusoy’un bu tutumuna yönelik ortada iki şık durmaktadır;

Birincisi; sayın Veliyettin Ulusoy “duruşlarını” doğru bulduğu kesim gibi Aleviliği İslam dışı görmektedir.

Ya da, ikinci şık olarak; tartışma konusu olarak Alevilere de bulaşmış olabileceğinden korktuğumuz “tarikat, siyaset ve para” ekseninde bir çıkış olabileceğidir.

Yapılan tartışmalar ve bazı veriler malesef Veliyettin Ulusoy’un kişisel çıkarlarını gözeten davranış içersinde olduğunu göstermektedir.

Kurban derileri üzerine sayın Hacı Bektaş Belediye başkanı ile yaşanan sorun “inancın kurban derisine kurban edilmesi” biçimine dönüşmüştür.

Açık konuşmak gerekirse sayın Veliyettin Ulusoy kişisel çıkarlarını “yol”un üzerinde tutmuş, kendi soyunuda inkar edenlerle kol kola girmiştir.

Yazık ki ne yazık…..



Konuyla ilgili diğer yazılar

Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır

Yorum Yapın