AABF 2003′den sonra neden degisti?

09.02.2009

Daha 2003 yilinda AABF’yi yönetenler Alevilik
Islam’in içindedir diyorlardi. AABF Aleviligi özellikle
2003 yilindan sonra Islam disi görmeye basladi?
Peki ne oldu da böyle oldu?

Bir süreden beri Almanya’da ilkokullarda Alevilik Din Dersleri
veriliyor. Din Dersinin ders plani ise Almanya Alevi Birlikleri
Federasyonu (AABF) tarafindan belirlenmis bulunuyor.
Türkiye’de bile böyle bir olanak bulunmazken ve bu derslerin
Aleviler açisindan sevindirici olmasi gerekirken, ne yazikki bu
gelisme bir çok tartismayi da beraberinde getirdi. Nedeni ise
AABF yöneticilerinin - yasal düzenlemeye göre- derslerin
içerigini tüm dernekleri, üyeleri ve AABF’ye bagli olmayan
Alevi kurumlari ile tartismadan belirmesi. Çünkü bir çok
dernek, üye ve diger Alevi kurumlari ders planinda Islam’in
özü olan Aleviligin Islamdan tamamen koparildigi ve Alevi
Inancinin temelini olusturan degerlerin üstün körü ele alindigi,
Alevilerin 1400 yildir tanidigi inançlarinin bu derslerde
planlananlarla bagdasmadigi elestirisi yapiyor. Habercem
olarak basindan beri tartismali olan ve bu haliyle tartisilmaya
devam edilecek gibi görünen bu konuyu Cem Almanya Alevi
Federasyonu (CEM AAF) Genel Sekreteri Varol Eren’le
konustuk.

Habercem: Alevilik Din Dersleri Almanya’da okutulmaya
baslandi. Hangi eyaletlerde ve ne zamandan beri Alevilik
dersleri okutuluyor ve dersler hangi dilde veriliyor?
Alevilik Din Dersleri önce Almanya’nin 2002 yilindan itibaren
Berlin Eyaletinde, 2006′dan itibaren Baden-Württemberg
Eyaletinde, Bavyera, Kuzey Ren Vesfalya ve Hessen
Eyaletlerinde de 2008′den sonra verilmeye basladi. Bu
eyaletlerin herbirinde ilkokullarda Alevilik Din Dersleri seçmeli
olarak okutuluyor.

Din Dersi Almanca dilinde veriliyor. Buradaki amaç belli:
Devlet dinler içinde bazi radikal -özellikle Islami akimlarda var
olan- kanallari tikamak için önlem aliyor. Ayrica istedikleri
takdirde Alman çocuklar da Alevilik Din Derslerine katilabilir ve
bu sekilde diger dinlere ve inançlara karsi önyargilar
giderebilirler diye Alman dilinde veriliyor dersler.

Habercem: AABF (Almanya Alevi Birlikleri Fedrasyonu) 2004
yilinda ?Religionsgemeinschaft” olarak kabul edildi.
“Religionsgemeinschaft” sözcügünün anlami nedir? CEM AAF
bunu nasil degerlendiriyor?

Almanya’nin Anayasasi Religionsgemeinschaft denildiginde, bu
kavrami dini esaslari uygulayan bir topluluk olarak anliyor. Bu
statü AABF ve üyeleri için sevindirici bir gelisme. Genel olarak
Alevilik ve Aleviler içinse Almanya’daki din dersleri ile ilgili
anayasal uygulama eksik ve yetersiz diyebiliriz. 1949 yilinda
yazilmis Alman Anayasasi’na bakarsak, Almanya’da din dersi
verme yetkisinin -Anayasa’da ilk bakista hemen anlasilamasa
da - aslinda iki büyük kiliseye verildigini görebiliriz. Tabii o
zamanlar Almanya’da bir gün yaklasik 3,2 milyon insanin, ki
bunun en büyük kismi Türk’dür, Islam dinine mensup
olacagini ve bunlarin da Religionsgemeinschaft/dini topluluk
statüsünü almak isteyebileceklerini kimse düsünemedi.
Dini topluluk olmak isteyen kuruluslarin alti sarti yerine
getirmesi gerekir. Bu alti sart sunlardir:

  • Kuruluslara bagli olan üyeler arasinda inançda/dinde uyum

olmali.

  • Kurulus dini ve inanci her alanda yasatmali.
  • Din merkezi konu olmali.
  • Üyelik de net düzenleme olmali.
  • Devletin muhattabi olacak kurulus baglayici kararlar -daha

dogrusu üyelerini baglayan kararlar- çikartabilmelidir. Bu
özellikle Alevilik derslerinin içereginin belirlenmesi için önemli.

  • Çati kurulusu dini anlamda ve inanç yönünden homojen

derneklerden/üyelerden olusmali, yani dernekler arasinda fikir
ayriligi olmamali

Bu sartlarin yerine getirilmesi konusunda bilir kisiler agirlikli
olarak kurulusun tüzügüne bakarak karar veriyor. Zaten
AABF’de de bu böyle yapildi. ?Religionsgemeinschaft” için
geçerli olan sartlara bakarsak tehlike açikca ortaya çikar.
Sartlarin dini anlamda ya da inanç anlaminda hiçbirisi yön
belirleyici degil. Yani Religionsgemeinschaft/dini topluluk
statüsünü aldiktan sonra, bu statüyü alan kurulus Alevilik’i
Islam´in disina da, yanina da çekebilir. Hatta Alevilik ayri bir
dindir de diyebilir. Daha da ileri giderek yönünü baska dinlere
örnegin Musevilige, Hiristiyanliga ya da Budistlige çevirebilir.
Zaten bu sartlari en azindan tüzük üzerinde, yani formalite
yönünden yerine getirdigini bilen AABF, özellikle bu statüyü
aldikdan sonra açikca, biz Islam’in disindayiz demeye basladi.
Bunu tabana net bir sekilde açiklamasa da birçok önemli
toplantilarda ve programlarda dile getirdi ve getirmeye devam
ediyor.

Daha 2003 yilinda AABF’yi yönetenler Alevilik Islam’in
içindedir diyorlardi. AABF bunu en azindan AABF ile ilgili bilir
kisi raporlarininin birini tutan Prof. Dr. Spuler-Stegemann’a
söylemis olmali ki, bilir kisi raporunda ?AABF yöneticileri
Aleviligi Islam içinde görüyor” diye yer aliyor. Insanin aklina
hemen su soru geliyor. Yöneticiler ayni yöneticiler, AABF ayni
AABF. Ne oldu da birden AABF Aleviligi özellikle 2003 yilindan
sonra Islam disi görmeye basladi? Bu sorunun cevabini az
önce verdik aslinda. AABF 2003 yilinda eger ?Biz Islam disiyiz”
deseydi, marjinal bir kesimin mensubu olduklari için, dini
topluluk statüsünü alamayacakti. Bu statüyü aldikdan sonra
AABF Aleviligi istedigi yöne çekebiliyor görüldügü gibi. Halbuki
bu Aleviler açisindan çok üzücü bir gelisme. Alevilik akil ve
gönül yolunun birlestigi noktadir. Alevilik Islam’in aydinlik ve
gülen yüzüdür.

Habercem: Dini bir toplulugun haklarindan yararlanmak ve
Alevi Din Derslerini verdiren taraf olmak için 2003 yilina kadar
Alevilik Islam’dir diyen AABF’ nin bu hakki aldiktan sonra Alman
çevrelerde de ?Alevilik Islam disidir” demeye basladigini
söylediniz. Buna dair bir iki örnek verebilir misiniz?

Elimizde AABF Genel Sekreteri Ali Ertan Toprak’in yazdigi bir
yazi var. Bu yaziyi Toprak baska kuruluslarin yanisira SPD’ye
yakinligi ile bilinen Friedrich Ebert Vakfi’nin AABF’yi bir
faaliyetine davet etmesi üzerine kaleme aliyor. Toplantinin
konusu ?Islam”. Toplantinin amaci ise Islam konusunda fikir
alisverisi. Ali Ertan Toprak’in vermis oldugu cevap burada çok
dikkat çekici ve düsündürücü. Almanca yazilan yazinin
tercümesi söyle: ?AABF adina sizlere bildirmek isterim ki, biz
kendimizi bir Religionsgemeinschaft/dini topluluk olarak
görüyoruz. Dinlerarasi bir diyaloga ilgi duyuyoruz.” Yazinin
sonuna ise Ali Ertan Toprak söyle bir cümle ekliyor: ?Biz
Islam’i kurulus degiliz. Bu yüzden Islam adini tasiyan bir
çalismaya katkida bulunmak istemiyoruz.” Yani yazida
AABF’nin adina konusan AABF Genel Sekreteri Ali Ertan
Toprak ?Alevilik bir dindir” diyor, daha dogrusu biz ayri bir dinin
mensubuyuz diyor. Toprak’in yazdigi cümleler yoruma açik
degil. Çünkü ne demisti Ali Ertan Toprak: ?Dinlerarasi
toplantilara ilgi duyuyoruz”. Alevilik bilindigi gibi bir din degil ve
bu yüzden de bu açiklamalar çok talihsiz ve üzücü. AABF
üyelerinin böyle açiklamalardan haberdar olmadigina
inaniyorum.

Ayrica ZDF’de, yani Alman Ikinci Kanalinda yayinlanan
?Forum” adli programda Alevilik din dersi ve kuran kurslari
arasindaki farklar soruldugunda Ali Ertan Toprak AABF adina
Almanca olarak söyle bir cevap veriyor: ?Aleviler Kuran
Kurslarina gitmez, Kuran kurslarinin Aleviler için önemi yok”.
Burada kendisiyle hemfikirim, çünkü bahsi geçen Kuran
kurslari camiler tarafindan veriliyor ve bunlara Alevi
kesiminden katilanlarin olduguna inanmiyorum. Toprak
sonradan bir Alevi’yi sasirtan nedeni ekliyor ve diyorki:
?Kuran kurslarina Aleviler gitmiyor çünkü Alevi inanci için
Kuran’in bir önemi yok. Ayrica Kuran Alevilerin kitabi degil.”
Bu çok tartismalara yol açabilecek bir açiklama ki bunu sahsi
adina degil, AABF adina söylüyor. Ayrica söyle bir çeliski
çikiyor ortaya. Önce Toprak biz kendi basimiza diniz deyip,
dinler arasi toplantilara katiliriz diyor, sonrada Berlin’deki
Islam Konferansi’na gelince kimseye yer verilmiyor ve
kosarak Islam Konferansi’na katiliyor. Iste size büyük bir
çeliski.

Habercem: AABF tarafindan hazirlanan Alevilik Din Dersleri
Almanya’da yasayan bütün Aleviler için mi geçerli? AABF’nin
?Religionsgemeinschaft” olarak kabul edilmesi Almanya’da
yasayan Aleviler için ne ifade ediyor?

Burada çok önemli bir konuya deginiyorsunuz. AABF genelde,
?Biz Alevilerin haklarini aldik” der. Ama bu dogru degildir.
Resmi hiç bir sayim olmamasina ragmen AABF ?10.000
üyemiz” var diyor 2003 yilinda. O zamandan bugüne kadar
AABF’de üye artisi oldugunu sanmiyorum. Fark olsa dahi,
rakamlarda düsüs vardir. Federal Almanya Milletvekili Dr. Lale
Akgün’ün 28.12.08 tarihinde Bostanci Gösteri Merkezinde 4.
Inanç Önderleri Toplantisi’nda yaptigi açiklamaya göre
Almanya’da 800.000 Alevi yasiyor. Yani AABF’nin kendi
verdigi ve sisirilmis olduguna inandigim rakamlara göre bile
AABF Almanya’da Alevilerin maksimum % 1,25′ini dogrudan
temsil ediyor. Simdi o üyelerin ailelerini de göz önünde
bulundurursak, AABF’yi destekleyenlerin sayisi maksimum %
4,38′e çikmis olur. Yani sorunuzun cevabi az önceki hesaptan
çikiyor. Alevilerin % 1,25, ya da diger hesaba bakarsak dolayli
yollardan % 4,38 temsil eden bir Alevi kurulusu Alevilerin
haklarini degil AABF üyelerinin haklarini almis olur. Yani bu din
dersleri öncelikle AABF üyelerini baglar, genel olarak
Almanya’da yasayan Alevileri degil. Zaten dikkat ederseniz
Klaus Spenlen’de makalesinde AABF’nin üyeleri kendilerini
Islam disi görüyor diyor, ?Alevilik Islam disidir” denilmiyor.
Burada bir konuya dikkat çekmek gerek. Alevilikde senlik benlik
olmaz. Almanya’da daha toplumun % 1,25′ini temsil etmeyen
AABF Almanya’da bagimsiz ve mevcut olan yüzlerce Alevi
derneklerinde fikirlerini alarak Alevilik Din Dersi planini
hazirlasaydi daha uygun olmaz miydi? Bizler de o zaman bu
ders planina tam destek verirdik. Bu çerçevede derslerin ismi
Alevilik Din Dersleri (Alewitischer Religionsunterricht) olmazdi,
çünkü Alevilik din degil. Alternatif olarak ders plani ya AleviIslam
dersleri adi altinda geçerdi, ya da Alevilik zaten Islam´in
özü oldugu için Islam’a vurgu yapmadan Alevilik Inanç Dersleri
denilebilirdi.

Habercem: AABF’nin ?Alevilik Islam disidir” söylemi Alevilik
ders planina da yansidi mi?

Elbette bir sekilde yansidi. Su an emekli olan Sayin Klaus
Spenlen 2006 yilinin sonunda ?Islam ve Alevilik Din Dersi” adli
bir makale yazdi. Burada Alevilik Din Dersi ile ilgili çarpici bir
açiklama var. Spenlen bu makalesinde ?AABF’ye bagli olan
Aleviler kendilerini Islam’in disinda bir Religionsgemeinschaft/dini topluluk olarak görüyor” diyor. Bu
çok önemli bir nokta. Çünkü bu makale, Ali Ertan Toprak’in
?Forum” adli programda yapmis oldugu açiklamalarla
uyusmakta. Devletin memuru AABF’nin Aleviligi Islam’in
disinda gördügünü açikca yaziyor. Bu arada AABF’de
yöneticilerle ayni görüste olmayan, Aleviligi Islam’in özü
olarak görenlerin daha çok oldugunu, ancak bu tutuma karsi
yeterli direnci göstermediklerini üzülerek izlemekteyiz. Aslinda
bu insanlarin çabalari ile kurulan AABF bugün marjinal bir
azinligin elinde. Yasadiklarimiz açikca bunlarin yüzyillardir
bilinen Aleviligi tamamen baska kanallara yönlendirmeye
çalistiklarina isaret ediyor. Bu gelismeleri göz önünde
bulundurarak AABF üyeleri kendi yönetimini istifaya
çagirmalidir.

Habercem: Eski Alevilik Din Dersi taslaklariyla su anda
yürürlükte olan Alevilik ders plani arasinda farkliliklar var mi?
AABF tarafindan çikarilan ?Alevilerin Sesi” 2003 yilinin Mayis
sayisinda 30-32 sayfaya baktigimizda Allah konusu, Cem,
Cemevi, Kurban Bayrami vs konulari var. Ayrica Alevilik
inancindan bahis ediliyor. 2008 yilina baktigimizda ise o
temelde dogru olan konularin hepsinin ya kavram olarak
çikartildigi ya da sistematik olarak Islam dininden ayrildigini
görüyoruz. Derslerin ismi de ?Alevilik Din Dersleri” diye
degisiyor. Yani inanç kavramindan din kavramina geçiliyor.

Habercem: Bakanlik tarafindan Alevilik Din Dersi plani
hazirlanirken sizlerin de fikirleri alindi mi?

Biz Alevilik Din Derslerine gözlemci olarak katildik. Konulari ise
Aleviligi Islam disi gören AABF belirledi. Çünkü gereken
dilekçeleri AABF zamaninda 4 eyalette vermisti. Almanya’da
egitim ve okul konulari eyalet meselesidir. Bu nedenle Alevilik
derslerinin verilmesini isteyen kuruluslar her eyaletde dilekçe
vermelidir. Bakanlik bize resmi olarak 10 Aralik 2007 tarihli
yazi ile 15 Ekim 2007 tarihli Alevilik Din Dersi planini gönderdi.
Bizden de en geç 15 Subat 2008 tarihine kadar Alevilik Din
Dersleri ile ilgili fikirlerimizi bildirmemiz istendi. Bizde 15 Ekim
2008 tarihli taslagi alip inceledik. 11 Subat 2008 tarihli
yazimizda ders planinda yanlislar çok olduguna ve eksik
buldugumuz konulara degindik. Örnegin Ehl-i Beyt konusunda
Hz. Fatma’nin ismi geçmedigi için bunu elestirdik. Yani Hz.
Peygamberin Ehl-i Beyt’inin isimlerini dahi dogru veremeyen
kisiler, Alevilik Ders Plani Komisyon üyeleri nasil olur
anlamadik.

Habercem: Su anda yürürlüge girmis olan Alevilik ders
planinda Alevi-Islam inancina uygun olmayan noktalar
nelerdir?

Yürürlüge giren Alevilik ders plani Mart 2008 tarihli.
Almanya’da verilecek olan ders planinda Alevilik sistematik bir
sekilde Islam dininin disina tasinmis durumda. Ders planinin
12. sayfasinda AABF açisindan Alevilik derslerinin ?en önemli
kaynaklari” sirasiyla yazilmis. Burada Kuran-i Kerim kaynak
olarak gösterilmiyor. Hak-Muhammed-Ali var ama Islam
sözcügü geçmiyor. Böyle bir uygulama ile ister istemez
insanin aklina acaba bu ders planini hazirlayan kisiler yeni bir
din mi yaratma pesindeler sorusunu getiriyor. Çünkü Aleviligi
kendi basina bir din gibi göstermek özellikle Almanya’da
kolay. Nedenlerini az önce açiklamistik. Ayrica Kuran’i Alevi
inancina kaynak göstermemek yeni bir din olusturma
çabasinin somut bir isaretidir. Yoksa neden Alevilerin yüzde
99′unun benimsemis oldugu Islam sistematik olarak Alevilikten
uzaklastirilsin! Zaten bu ihtimal, özellikle de AABF Sekreterligi
yapan Ali Ertan Toprak’in konustuklariyla ve yazdiklariyla da
bagdasiyor.

Bazi canlar simdi su soruyu sorabilir. Alevilik dindersi pilaninda
Allah sözcügü geçiyor, yani neden Islam’dan ayri görsün
AABF Aleviligi. Öncelikle bu konuya karsi bir soru ile cevap
verebiliriz. AABF Aleviligi Islam içi görüyorsa, Islam’i ve
Kuran’i neden Alevilik inanci içinde temele oturtmuyor?
Bununda aslinda cevabi açik. Allah sözcügünün kökenini alillah
diye anlarsaniz ve bununla Islam öncesi var olan
Aytanrisi’ni özdeslesdirirseniz, Aleviligi Allah sözcügünü de
kullanarak Islam disina tasimis olursunuz. Yani Allah
sözcügünün, Alevilik ders plani içinde Alevilik ile Islam ve Kuran
baglantisi kurulmadigi için, kullanilmasi tesadüf degil. Ay’in
Kuran’da yeri ve anlami farkli. Örneklemek gerekirse Bakara
Suresinin 189. Ayetini gösterebiliriz. Bu ayetde dogan AYlarin
insanlarin için önemli oldugundan ve dogan AYlarin vakit
ölçüleri oldugu söyleniliyor. Kuran AY’in anlamini böyle tarif
ederken, Allah sözcügünde Aytanrisini anlamak yanlisdir
tabiiki. Alevilik Din Dersi planlarini yazanlar yani Allah
sözcügünü kullanirken, bu sözcükle neyi anlamak istedigini
açik ve net yazmaliydi.

Yine sayfa 4′de Hz. Ali’den bahis edilince ayirmak
gerekiyormus. Siyaset yapan Hz. Ali’den bahis ederken
sadece Ali denilmeliymis. yol tarihi ve teolojik bakimdan
Ali’den bahis ederken de Hz. Ali denilmeliymis. Burada da
siyaset yapan Hz. Ali ne demek acaba? Sonuçda Imamlarin
basi Hz. Ali’dir. Bir yerde Ali, bir yerde Hz. Ali diyemezsiniz.
Aleviler 1400 yildir böyle bir ayrim yapmadilar.

Bir yanlis da Alevililerin sayfa 11′de azinlik ve Sünni Islam’a
muhalafet olarak gösterilmesidir. Alevilik ne azinlikdir nede
Sünni Islam’a muhaliftir. Alevilik Islam’in özü, çagdas ve gülen
yüzüdür. Kendisine azinlik diyenler aslinda belli devlet
bütçelerinden pay koparmaya çalisanlar içinde görülüyor.
Burada Alevilik ve Islam konusunu biraz açmakta fayda var.
Bizim mevcut (hangi mevcut?) Islam’la alâkamiz yok diyenler
de çikti. Ama bunu diyecegine ve kendini Islam’dan
uzaklastiracagina, Alevilik Islam’in özüdür deyip, ?mevcut
Islam” diye adini koydugun inanci senin Islam anlayisindan
uzaklastir. Bizler kendimizi bildik bileli, camiye degil cemevine
gideriz, Ramazan degil 12 Imam/Muharrem orucunu tutariz ve
esas Islam biziz deriz. Ama kendimizi asla Islam’in disina
çekmeyiz. Mevcut Islam’la alâkamiz yok demek, Aleviligi
Islam’in disina çekmede bir basamaktir.

Dikkati çeken bir baska noktada Islam aleminde kutlanilan
Kurban Bayrami’nin, Alevilik Din Dersi plani içerisinde ?Alevi
Bayrami” olarak gösterilmemesidir.
Su an Almanya’da yürürlüge girmis olan Alevilik Din Dersi
planinin büyük eksiklikleri var ve Aleviligi Islam’in özü gören
Alevilere bazi noktalarda tam olarak uygun degil. Biraz üstü
kapali yazilmis ders plani demekde de yarar var. Yani
mümkün oldugu kadariyla tartisma açmayacak sekilde
yazilmis. Ama bunu da basaramiyor.
Son olarak bir konuyu unutmamak gerek. Nasil Aleviler
Türkiye’de Milli Egitim Bakanligi’nin hazirlamis oldugu Alevilik
konusunda hassas davraniyor ve yazilani sorguluyor ise, tüm

Aleviler AABF’nin hazirlamis oldugu din dersi planini
incelemelidir. AABF’de ders planini açik bir sekilde
yayinlamalidir. Aleviler olarak bu din dersi planinin diger
devletlerde, özellikle Türkiye’deki planlari etkileyecegini
unutmamamiz gerekir. Gerçek su ki, çogu Aleviler Alevilik din
dersi planinin içereginden habersiz. Demokratim diyen AABF
bütün Alevilerin görüslerini alip, gerekirse ders planina ekleme
yapmalidir, düzeltmelidir, hatta gerekirse yeniden yazmalidir,
çünkü Alevilik’de benlik yoktur. Ders plani Alevilerin
çogunlugunun inandigi sekilde yazilmali. En azindan Islam,
Allah ve Kuran konulari da ele alinmali. Mevlana’da ayni
sekilde derslerde kisaca anlatilmali. Tasavvuf da -ilkokulda
inceliklere girilmemesi sartiyla- anlatilmalidir.

Habercem: Sizin itirazlariniz üzerine ders planinda ne gibi
degisiklikler yapildi?

15 Ekim 2007 tarihli ders planinda yer alan, ama 11 Subat
2008 tarihli elestirilerimizden sonra düzeltilen bir çok konu
var.

Örnegin 15 Ekim 2007 tarihli taslakta, sayfa 7′ye
baktigimizda söyle birsey nokta yer aliyordu: ?Burada Alevilik
derslerinin bir amaci da Alevileri yetistirmekdir” deniliyordu.
Bu yetistirmenin sonucunda Aleviler, daha dogrusu Alevi
çocuklarinin her milletden insanla evlenebilir hale gelmesi
hedefleniyordu. Bu Alevilik Din Dersi için uygun olmayan bir
yaklasim. Elbetde Aleviler 72 millete bir nazarla bakar. Ama
Alevilik din derslerinin amaçlari o kadar ileri götürülmüstü ki, bu
kabul edilemezdi. Evlenme konusu çocuklar büyüyünce hür
iradelerine birakilmalidir. Ama Alevilik ders planinin
çocuklarimizi her insanla evlenebilir hale getirmek istemesi
yanlisdi. Yani Hiristiyanlarin ve Musevilerin Din Derslerinin
amaci nasil çocuklari her renkten insanla evlenilebilir hale
getirmek degilse, Alevilik derslerinin amacida bu olamaz. Bu
elestirilen nokta Alevileri dogrudan asimilasyona ugratirdi. Bu
konuya karsi çiktigimiz için, bu konu bu sekliyle ders planinda
yer almiyor.

Hz. Fatima da Ehl-i Beyt’in ismi geçmiyordu. Elestirilerimiz
sonrasinda su andaki ders planinda yer aliyor.

Haber: FAZILET YOLERI / HABERCEM



Konuyla ilgili diğer yazılar

Bu Sayfayı Yazdır Bu Sayfayı Yazdır

Yorum Yapın